sezen aksu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sezen aksu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2011 Çarşamba

KISA KISA: ÇILDIRMAYA AZ KALDI

bu resim de pek derli toplu kaçtı, durum aslında bundan çok vahim...

güneşli pazartesiler'i düzenli takip edenler, bu ay yazma yoğunluğumda bir düşüş olduğunun farkına varmışlardır tahmin ediyorum. efendim, tezimi vermeme üç kaldı, o yüzden bloga fazla zaman ayıramadım. kitapların, makalelerin arasında kendimi kaybetmiş, bilgisayarın başında yazmaktan, yazdığımı silmekten, sonra tekrar yazmaktan farklı bir bilinç düzeyine erişmiş durumdayım. (siz dünyadaki okurlarıma: o bilinç düzeyinin adı "nirvana" değilmiş, boşa kasmayın, sonra hayal kırıklığına uğrarsınız.)

bir düşünürün hakkında yazmak için çalışmalarına yoğunlaşırken fazla derine dalıp vurgun yeme tehlikesiyle karşı karşıya kalırsam, düşünüre karşı bilinçdışı bir kin geliştirmeye başlıyorum. hayır, habermas hakkında yazarken sorun olmuyordu, zira kendisi zaten sevilecek bir varlık değil, ama castoriadis'e ayıp oldu. yirminci yüzyılın en kendine özgü düşünürlerinden biri ve hem marxizm eleştirisi, hem de geliştirdiği "otonomi tasarı"sı, en azından dikkatle okunmayı ve - kendi kendine de olsa - tartışılmayı hakediyor. (demiştim ben farklı bir bilinç düzeyine eriştim diye, işte böyle, artık kendi kendimle tartışır oldum...)

tunus'ta ve mısır'da olanları heyecanla takip ediyorum (daha doğrusu etmeye çalışıyorum tezimin izin verdiği ölçüde); yaşananlar ve potansiyel sonuçları hakkında klavye tıklatmak isterdim. ama hayat koşulları izin vermedi, kısmet artık bir dahaki büyük ayaklanmaya. (yeni eriştiğim bilinç düzeyinden gelecekte olan ayaklanmaları öngörebiliyorum...)

dünyaya yukarıdan bakabileceğim, zamanın ve mekanın ötesinde bir yere erişme fantazisi aklıma nedense sezen aksu'nun "haydi gel benimle ol" şarkısını getirdi, herhalde "oturup yıldızlardan bakalım dünyadaki neslimize" dizesi nedeniyledir...



mektubumu bitirirken büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim. anneme, babama söyleyin, merak etmesinler, yine normale dönüp "ben" olacağım...

13 Aralık 2010 Pazartesi

RESİM


bir çift göz, ileriye dikilmiş genç bir çift göz. bakışını yakalayamıyorum, başka birilerine dikilmiş, gözlerinin içine bakıyor. hesap mı soruyor o gözler? içine baktığı gözlerde gördüklerine mi inanamıyor? kırılan kalemin sesine mi dönmüş?

"ellerimiz titremeden idam kararını aldık" diyen kenan evren acaba bakmış mıdır hiç o gözlere? onun da hafızasında kurşun gibi izler bırakmış mıdır son bakıştaki o gözler? katil olmak nasıl bir histir acaba?

o gözler hep sitem dolu bakacak ve hep genç kalacak. o gözlerin içi gülmeyecek bir daha hiç, çevreleri kırışmayacak. erdal hiç yaşlanmayacak. çocukları olmayacak, hem belki de hiç sevişmedi hayatında. ve hiç sevişemeyecek.

17 yaşındaki erdal'ı, aksi yöndeki bütün kanıtları umursamadan, işlemediği bir cinayetten idama mahkum edenler bugün neler hissediyor acaba? o gözleri, o gözlerdeki sitemi hiç unutamamış olsunlar istiyorum. gözleri kırışmış, yaşlanmış, ama onlar da hiç sevişememiş olsunlar istiyorum. sevmediklerini, hiçkimseyi, kendilerini bile gerçekten sevemedikleriniyse biliyorum.

ailesine son mektubunda "cezaevinde yapılan insanlık dışı zulüm altında inletildik. o kadar aşağılık, o kadar canice şeyler gördüm ki, bugünlerde yaşamak bir işkence haline geldi. işte bu durumda ölüm korkulacak bir şey değil, şiddetle arzulanan bir olay, bir kurtuluş haline geldi." yazmıştı erdal. ben 17 yaşındaki erdal'a tokat bile atamazdım. onlar öldürdüler. ve erdal'ın cezaevinde yaşadıklarını binlerce, onbinlerce insan yaşadı. erdal'ı 17 yaşında öldürenler, daha binlerce, onbinlerce insanı 17'sinde yaşayan ölülere çevirdiler. 17'sinde ölen diğer insanların erdal'dan tek farkları 70'lerinde gömülmeyi beklemeleri.

adorno "ausschwitz'ten sonra şiir yazmak barbarlıktır" demişti. ve erdal'ın katili, ogün'ün manevi babası bugün hala resim çiziyor. vicdan azabından uyuyamasın, erdal'ın gözlerindeki o son bakışı unutamasın istiyorum, ama biliyorum ki bu istediklerim olmayacak.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...