
(materyel) gerçeklikte bir karşılığı, daha doğrusu belirli ve tek bir karşılığı olmayan kavramları (almanca'da "signifikant", türkçe'de foucault çevirilerinden bildiğim kadarıyla "gösteren") "boş gösteren" (alm.: "leerer signifikant") olarak adlandırır. (yapılsalcılıktan etkilenmiş olan psikoanalist jacques lacan "saf gösteren" kavramını tercih ediyor.)
bir arkadaşım doktora tezini ikinci dünya savaşı sonrası almanyası'nda demokrasi kavramının bir boş gösteren olduğu üzerine yazıyor mesela. anaaakım siyasetten nazilerin önemli bir bölümüne, yeşillerden sol sosyal demokrat linkspartei'a (sol parti) kadar binbir türlü kesimin - ne anlam atfettiklerinden bağımsız olarak - olumladıkları ya da en azından olumlar gibi yapmak zorunda kaldıkları bir kavram içeriksizleşmeye uğruyor bunun sonucunda.
aynen demokrasinin herkes tarafından olumlanmasında olduğu gibi, "terör" kavramı da, sonuçta herkesin "karşı olması" nedeniyle belirli bir siyaset tarzının, eylemin vs. karşılığı olmaktan çıkıyor. (örneğin resmi söyleme göre pkk ya da dhkp-c "terör örgütü", ancak her iki örgüt de bu tanımlamayı sahiplenmemekle kalmıyor, "devlet terörü"nden bahsederek topu yine karşı tarafa atıyor.) sonuçta, terör şiddet içeren bir mücadelede her zaman "karşı tarafın yaptığı"dır dersek uygun düşer sanırım.
böylece siyaset arenasında kimin "terörist" olduğunu, kimin güçlü olduğu belirliyor. yoksa halepçe katliamı'nın ancak abd ırak'a saldırmaya karar verdikten sonra "terör" ilan edilmesinin; hamas'ın, fhkc'nin otobüslerde, cafélerde canlı bombalar aracılığıyla sivilleri öldürdüğünde "terörist", israil bir yardım gemisine helikopterlerle komandolarını indirip 9 kişiyi öldürdüğünde yalnızca "devlet" olmasının başka bir açıklaması yok.
ev yapımı, ilkel roketlerle savaşanların, gelişmiş roketlerle, tanklar, uçaklar ve helikopterlerle savaşanlar karşısında yalnızca askeri olarak değil, kimin söylemi belirlediği açısından da dezavantajlı olduğunu ortada. üreten, tüketen, tank-top-tüfek alan ve satan israil, aç-sefil filistinliler'den daha önemli dünya için...