![]() |
| gerçek aydın |
basına ve kamuoyuna duyurumuzdur;
belki de bu sözlerimizin artık bir anlamı yok, belki de bu itirafı yıllar, asırlar önce yapmalıydık. ama olanla ölene çare yoktur demiş atalarımız; yaşanmışı değiştirme şansımız olmadığına göre, doğru olanı - geç de olsa - bugün söylemekten başka ne gelir elden...
selçuk üniversitesi ilahiyat profesörü orhan çeker'in sözlerinde sonra bize suçumuzu itiraf etmekten başka yapacak bir şey kalmadı zaten. foyamız ortaya çıktı, gerçek yüzümüzü dünya alem gördü.
"sorunun odağında kim var? kadın var. kardeşim sen dekolte giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmayacaktır.
tahrik ettikten sonra sonucundan şikayet etmen makul değildir. bu konuda suçu işleyenleri savunduğum anlaşılmasın. elbette işlenen suç son derece iğrençtir.
lakin bu suçun işlenmesinde dekolte ve tahrik edici kıyafetler giyinen kadının da etkisi küçümsenmeyecek kadar büyüktür. kadının da suçu gözardı edilirse meseleyi çözümde yanlış adım atmış oluruz. bu olayda her iki taraf da suçludur" demişti çeker.
gerçek bir aydın olarak toplumu yaşamın tüm karmaşıklığı karşısında aydınlatmak, karanlıkta kalan gerçekleri açığa çıkarmak görevini layıkıyla yerine getiren sayın profesörün sözleri kuşkuya yer bırakmayacak derecede haklıdır. haklıdır haklı olmasına da, eksiktir de aynı zamanda. işte bu nedenden asırlardır, hain planlarımız doğrultusunda bilinçlerini bulandırdığımız insanların kafalarında kuşkunun zerresi kalmayacak biçimde gerçeği tüm çıplaklığıyla açıklamaya karar verdik.
biz - sizin bildiğiniz adımızla - tüm ezilenleriz. asırlardır toplumu zehirleyerek, insanların beynini yıkayıp yanımıza çekerek inandırdık sizleri ezildiğimize. milyonlarca insan canını verdi uğrumuza, oysa biz onların aptallığına bakıp eğlendik.
biz kadınlarız. biz dekolteyle, mini etekle tahrik etmeseydik kimse bize tecavüz etmezdi. bize haddimizi bildiren gerçek erkeklere, ama en çok da sikilmeye doyamadığımızdan tecavüzün hoşumuza gittiğini sizlerden gizledik.
biz ermenileriz. biz sizi arkadan vurmasaydık, hain olmasaydık, ölmezdik kuşkusuz. yıllarca kendini beğenmiş sözde entellektüellerinizi ve aranızdaki vicdan sahibi salakları kandırıp haksızlığa uğradığımıza, katledildiğimize inandırdık. biz türk köylerini basıp kanınızı bozmak için kadınlara tecavüz etmesek, soyunuzu kurutmak için çocuklarınızı kesmesek, siz de bizi sürgüne göndermek zorunda kalmazdınız. ama bir bakıma iyi de oldu, başka türlü soykırım yalanını tüm dünyaya nasıl yuttururduk?
biz kürtleriz. ermenilerle ve emperyalistlerle beraber türkiye'nin kuyusunu kazmak için elimizden geleni ardımıza koymadık. koksak da ve kuyruğumuz da olsa, kimse bize ayrımcılık yapmazdı kuşkusuz, eğer türk'ün yurdunda türk olmayanın ancak hizmetkar olabileceğini kabullenseydik, biz kalleşlik edip haddimizden fazlasını istemeseydik.
biz işçiler, işsizler, tüm yoksullarız. aptal ve tembel olmasaydık, yoksul olmazdık elbet. "hakkımızı arıyoruz" diyerek çalışan ve üreten zeki insanların mallarına göz diktik. yeri geldi grev yaptık, yediğimiz kaba pisledik. yeri geldi isyanlar, ayaklanmalar çıkardık, insanların canına kastettik. ve siz aptallar peşimize takıldınız, zekanızı, birikiminizi, çalışkanlığınızı bizim için harcadınız. bazılarınız büyük adam olabilirdi, sürgünlerde, hapislerde süründünüz, darağacına gittiniz. bu kadar büyük salaklığa biz de ne diyeceğimizi şaşırdık.
biz yahudileriz. dünyayı ele geçirmek için planlar yaptık ve çoğunlukla başarılı da olduk. gizli teşkilatlar kurduk, birbirimizi kayırdık. çalışmadan, çalışkan halkların emeğini sömürerek hepimiz zengin olduk. yarattığımız sis perdesinin ardını görebilen az sayıda insanı antisemitist olmakla damgaladık, siz salaklar onlara değil, bize inandınız. dünya üzerindeki egemenliğimizi ebedi kıldınız. gaz odaları, pogromlar bizim yaptıklarımızın yanında şaka kalır, çok daha fazlasını haketmiştik, yapamadınız.
biz eşcinselleriz. ırkınızı yumuşattık, çocuklarınıza kötü örnek olup toplumlarınızın ahlakını bozduk. biliyoruz, her şey yatak odamızda kalsaydı, yine bir şey demezdiniz, ama biz en büyük zevki kıvırta kıvırta yürüyerek eşcinselliğimizi sizin gözünüze sokmaktan aldık. hak yolu varken bok yolunu kullanmaktan bir kere zevk aldıysak, çocuklarınızın aklını karıştırıp kendimiz gibi eşcinsel yapmaktan, sağlıklı bir toplumun önüne geçmekten bin kere zevk aldık. bizden kurtulmak sizin için hayat memat meselesiyken, sizi çoktan öylesine yumuşatmayı başarmıştık ki, yalnızca birkaçımızı cezalandırmakla yetindiniz. çok teşekkür ederiz.
biz alevileriz. mum üfledik, karanlıkta bir yandan kendi karımızı kızımızı peşkeş çektik, diğer yandan başkasının namusuna göz diktik. ve islam'ı bozmaya ant içtik. çorum'da, maraş'ta son anda uyanmasaydınız, hedefimize ulaşacaktık da. artık bir dahaki sefere.
ne yazık ki yalanlarımızı yinelemeyeceğimize söz veremiyoruz. ne yapalım, biz böyleyiz. bir yandan kuyunuzu kazar, size ihanet eder, hakettiğimiz cezayı gördüğümüzdeyse aranızdaki salakları ezildiğimize ikna ederiz her seferinde. orhan çeker'in bize sunduğu bir an için olsun insan olma, çalışkan, mert, erkek, müslüman ve türk gibi davranma şansından yararlanalım dedik. kuşkusuz aranızda bize inanan salakların varlığı baki kalacak. onlara diyecek bir sözümüz yok. bu bir uyanma çağrısıdır: bize dediğiniz, yaptığınız her şeyde haklısınız ve biz aslında kat be kat fazlasını hakediyoruz.

