13 Aralık 2010 Pazartesi

RESİM


bir çift göz, ileriye dikilmiş genç bir çift göz. bakışını yakalayamıyorum, başka birilerine dikilmiş, gözlerinin içine bakıyor. hesap mı soruyor o gözler? içine baktığı gözlerde gördüklerine mi inanamıyor? kırılan kalemin sesine mi dönmüş?

"ellerimiz titremeden idam kararını aldık" diyen kenan evren acaba bakmış mıdır hiç o gözlere? onun da hafızasında kurşun gibi izler bırakmış mıdır son bakıştaki o gözler? katil olmak nasıl bir histir acaba?

o gözler hep sitem dolu bakacak ve hep genç kalacak. o gözlerin içi gülmeyecek bir daha hiç, çevreleri kırışmayacak. erdal hiç yaşlanmayacak. çocukları olmayacak, hem belki de hiç sevişmedi hayatında. ve hiç sevişemeyecek.

17 yaşındaki erdal'ı, aksi yöndeki bütün kanıtları umursamadan, işlemediği bir cinayetten idama mahkum edenler bugün neler hissediyor acaba? o gözleri, o gözlerdeki sitemi hiç unutamamış olsunlar istiyorum. gözleri kırışmış, yaşlanmış, ama onlar da hiç sevişememiş olsunlar istiyorum. sevmediklerini, hiçkimseyi, kendilerini bile gerçekten sevemedikleriniyse biliyorum.

ailesine son mektubunda "cezaevinde yapılan insanlık dışı zulüm altında inletildik. o kadar aşağılık, o kadar canice şeyler gördüm ki, bugünlerde yaşamak bir işkence haline geldi. işte bu durumda ölüm korkulacak bir şey değil, şiddetle arzulanan bir olay, bir kurtuluş haline geldi." yazmıştı erdal. ben 17 yaşındaki erdal'a tokat bile atamazdım. onlar öldürdüler. ve erdal'ın cezaevinde yaşadıklarını binlerce, onbinlerce insan yaşadı. erdal'ı 17 yaşında öldürenler, daha binlerce, onbinlerce insanı 17'sinde yaşayan ölülere çevirdiler. 17'sinde ölen diğer insanların erdal'dan tek farkları 70'lerinde gömülmeyi beklemeleri.

adorno "ausschwitz'ten sonra şiir yazmak barbarlıktır" demişti. ve erdal'ın katili, ogün'ün manevi babası bugün hala resim çiziyor. vicdan azabından uyuyamasın, erdal'ın gözlerindeki o son bakışı unutamasın istiyorum, ama biliyorum ki bu istediklerim olmayacak.


3 yorum:

koala dedi ki...

Hakkında karar veren hakimler yüzüne bile bakamamışlar çocuğun, avukatından dinlemiştim. Vicdan azabına gelince, vicdansız aşağılık heriflerde vicdan ne gezer?

csyasoo dedi ki...

Kiminin yaşını büyüt as, kiminin yaşını küçült besle.

http://csyasoo.blogspot.com/2010/12/erdal-eren.html

Şurada kısa belgeselcikde avukatı da var.

Ayrıca mahkeme salonunda da dayak atmışlar çok kötü. Ki sivil olarak bi avukat varmış salonda. Gerisi rütbeli, rütbesiz askermiş.

alizafersapci dedi ki...

Görebildiğiniz için çok sevindim. Görebilenler o kadar azaldı ki bu toplumda... Dostlukla!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...