bay e. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bay e. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2010 Pazartesi

MEKTUP


sevgili pazartesiler,

uzun bir süreden sonra ilk defa yazı yazacağım. yani, başı sonu olan bir yazı. bir konu üzerine. teklif bir blog sahibinden geldi. cevap hakkı doğmasın diye isim vermek istemiyorum. (ama şunu söyleyebilirim bu bahsettiğim adam, ü harfini kullanmamak icin "guenesli" yazmış blogunun adında. asimilasyonun böylesi! beş yılda en hızlı ve en derin entegrasyonu gerçekleştiren yabancı diye boynuna kurdela takılması için merkel'e dilekçe yazacağım.)

benim bu filmle alakam nedir?

ben bu filme sinemada gittim, istanbul'da. sonra bir daha gittim. sonra da indirip 8 kere izledim ben bu filmi. hatta her arkadaşımla bir daha izledim. filmi ezberledim artık. ama her izleyişimde filmin kurgusu daha bir hoşuma gitti. bir kere tereyağı gibi insanın dilinin üzerinde kayan bir film. izlerken "yönetmen burada şunu düşünmüş o yüzden buradan çekmiş" falan gibi şeyler gelmiyor aklınıza. doğrudan filmdeki adama ve diğer karakterlere odaklanıyorsunuz. bu bence yönetmenin iyi olduğunun bir göstergesi.

havyar badem abimiz çok iyi oynamış. ben bu adami da bu filmle tanıdım. ve ondan sonra bütün filmlerini indirip izledim. adam oyunculuğun dalağını yarmış bir insan. güneşli pazartesiler'deki performansı i-na-nılmaz. karaktere bürünmek işte böyle olur. bir de bu adamın küba devrimi zamanlarında geçen, kübalı bir ibneyi canlandırdığı filmi var. oradaki karakter nerdeee bu filmdeki nerde... ikisini de mükemmel oynamış ama, sanki senaryodaki gibi bir adam bulmuşlar da ona kendi hayatını oynatmışlar gibi. Gördüğüm en iyi oyuncu. kadın olsam duvarıma resmini asardım. erkek olduğum için söylenti çıkmasın diye asmıyorum. (neden erkek resmi asayım duvarıma arkadaşım? che asacağıma scarlet johansson asarım örneğin. sakallı adam suratı neden asayım duvarıma, sorarım size.)

diğer oyuncular da mükemmel. hikayeleri de mükemmel. her sahne ayrı bir güzel. buraya kadar teknik değerlendirmemi sundum. bu övgülerim hep izlemeyenler filmi izlesin diye. bundan sonraki yorumlarım biraz daha entel olacak. ama sadece biraz daha.

bir kere film, hayatımda izlediğim en iyi politik film. en iyi propaganda filmi. "siyam ikizleri gibiyiz" muhabbeti biraz zorlama olmuş ama onun haricinde film siyasi bir film olduğu izlenimini hiç vermeden adamın karakteri üzerinden bir siyasi duruşun deli gibi propagandasını yapıyor. benim filmde en çok sevdiğim şey o adamın karakteri oldu. hayatta nasıl biri olmak istersin diye sorsalar, öyle biri olmak isterim derim. zengin falan olmak istemem. adamın karizmasından geçilmiyor bir kere. hem de beş kuruşu yok. gördüğüm en karizmatik kişilik. öyle karizman olsun dünya düşmanın olsun, herkese de borcun olsun. ki adam öyle gerçekten. hem herkese borcu var, hem de dünyayı düşman edinmiş kendine.

onun haricinde: barmenin kızı çok güzeldi. onu çok beğendim filmde. dudakları büyük.

(bu arada e-mail yazmaktan normal yazı yazamaz hale gelmişim, onu gördüm bu vesileyle...)

hah bir de şey: filmin sonu mükemmel. tekneyi kaçırıyorlar ya.. biri "bugün günlerden ne?" diyor. film bitiyor. mükkemmel!

bu filmi seviyorum, bu filmi sevenleri seviyorum.

sevgiler,


jonathan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...