24 Şubat 2011 Perşembe

BÖLÜNMEK


bölünmek deyince aklıma - hani "soykırımı desteklediği için" türkiye'den kovulan - emir kusturica'nın underground'unun veda sahnesi geliyor. kusturica, binbir yaşanmışlığın, karşılıklı atılmış binbir kazığın, artık kardeşliğin maya tutmayacağı ilişkilerin ışığında kahramanlarını son bir kez biraraya getirir. alabildiğine neşeli ve dostane bir sofrada, eski dostlar güle eğlene birbirlerine veda eder. kusturica, yugoslavya'nın sonunun geldiğini kabullenmiş, yaşanan ayrılığın yerine kendi olmasını isteyeceği alternatif bir gerçekliği koymuştur.

bölücü, bölünmek, bölünmez... türkiye'de siyasi yaşantıda, siyasi dilde ne kadar büyük bir yer kaplıyor. "bölücü" dendi mi akan sular duruyor. insan hakları, demokrasi vs. ne kadar her gün dinlemek zorunda kaldığımız başka kelime varsa, bölünme fikrinin gölgesinde kalıyor: "bölünmeyelim de, hak-hukuk da bir şekilde hallolur nasıl olsa."

ulus devletin kendisi ne kadar sorunlu bir yapı olduğunu - "bakar kör"ler hariç herkesin nezdinde - açıkça ortaya koyarken, dünyada bir ulus devlet daha fazla olmasının ne kadar sorunu çözüp, ne kadarını yaratacağı bugünden cevaplanması zor bir soru. dünya, kurdukları ulus devlet hayalleriyle oynamış halklar mezarlığıyken, kürtler'in de hayallerindeki kürdistan'la birgün gerçekten vücut bulabilecek kürdistan devleti arasındaki uçurum da muhtemelen çok kalpler kırar, hayaller yıkar. yeni insan hakları ihlalleri, kürt burjuvazisi, kürt bürokrasisi, kürt anaakım medyası, haklarından mahrum kalan etnik azınlıklar. kısacası bildiğimiz devlet...

bölünmek; kürt, türk ve daha nice halk içine battığımız pislikten çıkış yolu değil. ama yan yana duramayacağımız o son noktada, daha fazla pisliğin yaşanmasının önüne geçmek için elden gelen yegane şey. kardeşim ve ben, artık kardeş olamayacaksak, elimizi birbirimize vurmak için değil, yüzümüzde yaşanmış pisliklere bir an için olsun baskın çıkan güzel anıların yarattığı gülümsemeyle el sallayarak veda etmek için kaldıralım.

ya o son noktaya gelmeyelim, pisliklerimizi temizleyelim, ki bu durumda kürtler'den çok türkler'e iş düşüyor, ya da insanca veda edelim birbirimize. kusturica'nın sofrasına oturalım, yaşanmışlıkları anarak, çakırkeyf muhabbetlerle...

5 yorum:

Gorki dedi ki...

Ah be sayın outlaw senin bu gayet naif bir şekilde dile getirdiğin çözüm birçok insan için öyle büyük bir tabu ki.. Ülkenin bölünmesine izin vermemek için türlü delilikler ve rezillikler yapabilecek insanlarla dolu memleket..
Bir de şeyi anlayamam ben, nasıl bir tedrisattan geçmişiz ki iliklerimize kadar işlemiş bu böldürmeyiz, bir karış vatan toprağı vermeyiz filan edebiyatı.. Nasıl bir göz bağıdır bu, nasıl bir körlük..

13_rüzgar_13 dedi ki...

Üniter devletle ilgili güzel bir yazı:
http://www.marksist.net/levent_toprak/sovenizmin_tabulari_ya_da_uniter_devlet_ve_resmi_dil_yalanlari.htm


Bence pislikleri temizlemenin ilk ve en önemli adımı olaylara doğru açıdan bakabilen film ve diziler yaparak halkı aydınlatmaktır. Kurtlar Vadisi ve Köprü gibi dizilerle olmuyor bu iş.Tam tersine bu gibi yapımlar yüzünden ayrışma daha da keskinleşiyor.

Şu anda kürt sorunu için sorumlu olarak devleti gösteren bir tane bile yapım yok bildiğim kadarıyla.
Hepsinde de asker sütten çıkmış ak kaşık.İsyancı kürtler ise(sadece pkk değil anadilde eğitim,savunma vs. isteyen sıradan bir vatandaş da dahil)mutlak kötü.Şöyle bir tane bile olaylara kürtlerin açısından bakabilen film yapılsa zaten gerisi gelir.Şu anki durumda en aykırı film "Hepimiz kardeşiz,aslında kürtlerin arasında da iyileri var."
temalı oluyor.Mesela PKK'lı genç bölümün sonunda saf ve cahil olduğunu kabul edip kendini devletin sıcak kollarına bırakıyor.Alttan alta ortadaki tek sorun kürtlerin saf ve cahil olması mesajı veriliyor.

suursuz_kabalak dedi ki...

aynı film üzerinden benzer bir muhabbet yaptım birkaç gün önce iki arkadaşımla, burada görünce çok şaşırdım..

gitmek isteyen eski sevgilinin öldürülmesinin bile "doğal" karşılandığı böyle bir coğrafyada ayrılıklar maalesef böyle dostça yapılmıyor/yapılamıyor...

Adsız dedi ki...

neyi bölüyorsunuz lan? bu toprak sizin mi bölüyorsunuz? anası dağda becerilen orospu çocuklarına verecek toprak yok bu ülkede... hee illa toprak isteriz diyorsanız kuzey ıraka bir ki...

outlaw dedi ki...

sevgili adsız,

sana ancak ilkokuldaki "okuduğumuzu anladık mı" dersini tekrarlamanı önerebilirim. bir faydası olmazsa da beyin ampütasyonu düşünülebilir son çare olarak.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...